25/12/2008 ·
Dışarıda kemikleri bile donduracak kadar bir soğuk var.
Elimde buram buram dumanı tüten bir fincan sıcak çay. Ayaklarımı oturduğum koltukta topluyorum, gecenin sessizliği ve ıssızlığı evin her tarafına yerleşmiş.
Radyo kanallarını bir bir geziyorum. Arabesk takılan takılana. Beni pek sarmıyor ve hiçbir zaman da sarmadı arabesk.
Kendi kendime “Araf”ta olmadım ki hiçbir zaman arabeski de seveyim” diyorum. Düşünceme kendim de gülüyorum.
Radyo kanallarından birinde Ferhat Göçer’i yakalıyorum: “Yol bitti galiba, yol bitti çoktan” diyor.
Bir anda gözlerim doluyor. Sanki benim için, hepimiz için söylüyor.
Hayatı kıyısından ucundan yakalamaya fırsat bulamayan bizler için söylüyor.
Hayatın kısalığını bir an dahi düşünmeden gem vurulmamış hırsımızı koşu atları tırısa süren bizler için söylüyor.
Gecenin ayazı içimi üşütüyor.
Dışarıda evsiz barkısız yaşayanları düşünüyorum bir yandan.
Evi barkı olup da işten çıkartılan ve belki de çoluk çocuk aç yatan yüz binlerce insanı düşünüyorum.
Ne kadar çok şey elde etmek için çabalarsak, bir o kadar mutsuz olduğumu düşünüyorum.
Kalabalıklar içinde çok yalnız, iliğime kemiğe kadar yalnız olduğumu düşünüyorum.
Hayatın anlamını düşünüyorum.
Düşündükçe içimdeki sarmala daha dolanıyorum.
Elimdeki sıcak çay neredeyse soğumuş, buza dönmüş.
Gecenin ayazı giderek artıyor. Ev sıcak ama içim üşüyor.
Gazetelerin 3.sayfa haberlerini okuyamıyorum artık. Toplumsal çıldırmayı midem kaldırmıyor.
Uzak, çok uzaklara gitmek istiyorum. Kimsenin olmadığı, kirlenmenin yaşanmadığı, insanların sabah güneşi ile mutlu mesut uyandığı, akşam karanlığı ile yorgun ve bitab yatakalarına girdiği bir yere gitmek istiyorum.
Ne cep telefon, ne de internet istiyorum. Haberleşmek istemiyorum. Ne kimseden bir haber, ne de kimseye bir haber göndermek istiyorum. Yalnızlığım ile arkadaş bir yaşam istiyorum.
Gözlerimden yaşlar süzülüyor. Radyoda Ferhat Göçer, “Zaman iksiri ile toplar bizi…” diyor.
Bekliyorum.
Zamanı, bir büyücü gibi yaralarımı sağaltacak ruhumu iyileştirecek zamanı bekliyorum.
Belki de yol hala tükenmemiştir benim için, benim gibi olanlar için…