4/3/2009 ·
Bu yılın Oscar ödüllerinin büyük bir bölümünü toplayan film aslında Türkiye’nin ya da gelişmekte olan ve aslında 3. dünya ülkeleri olarak da adlandırılan ülkelerin çocuklarının hikayesi…
İster Hindistan, ister İran, ister Türkiye olsun; fark etmiyor. “Belirlenen kast sistemi” içinde dünyaya gelmemişse çocuk, baştan şanssız sayılıyor.
Filmin kahramanı Jamel Malik’de Hindistan’ın teneke mahallelerinde yaşayan, yoksul ve yaşam mücadelesi veren ailenin çocuğu… Gelişmemiş ülkelerin en temel sorunlarından biri de “dinsel ayrılıklar”dır. Filmin belki de en çarpıcı sahnelerinden biri Müslüman mahallesinde dalan eli kanlı adamların kadın erkek, çocuk demeden herkesi “kılıçtan geçirmesi”dir. Ülkemizde de “dinsel ayrılık” doğrultusunda maalesef toplu ve bireysel katliamlar bugüne kadar yapıla gelmiştir.
Ülkemizde de belki yeteri kadar önemsenmeyen “çocuk sömürüsü”ne dayalı rant elde edilmesi, Slomdog Millioner’de çarpıcı sahneler ile anlatılmıştır. Bugün İstanbul’un meydanlarında minik çocukların elinde bir kase ile insanların peşinden koşmasından tutun da, Doğu’dan ve Güneydoğu’dan ailelerine kira parası ödenerek büyük kentlere getirilen çocukların haberleri genelde magazin haberleri arasında kaybolup gitmektedir. Bizde de bu çocuklara şiddet uygulayan ve kalıcı sakatlık bırakan acımasız insanlar oldukça fazladır.
Yarışma programlarından zengin olma sevdası çok yabancı bir olgu olmasa gerek bizler için… Var mısın Yok musun’dan tutunuz da, diğer programlara katılmak ve bir anda zengin olup kendi yaşam gerçeğinden sihirli bir değneğin dokunuşu ile çıkmak isteyen insanlar azımsanmayacak kadar çoktur. Raitinglerin tavan yaptığı, sokaklarda inlerin ve cinlerin top oynadığı bu tv yarışmaları ve dizileri sayesinde bir gecede ünlenen ve sabun köpüğü gibi sönen yıldız adayları bir hayli fazladır… Ki bir zamanlar, Pop Star yarışmalarında ünlenen Bayhan, Abidin, Firdevs ve adını bilmediğim birçok insan belki bugün yokluk içinde ayakta durma çabası içindedir.
Yine daha düna kadar insanların top koşturduğu, yoksulluğun kol gezdiği mahaller, mafyavari kişiler tarafından golabel kültüre peşkeş çekilmektedir. Sanayi toplumunun belki de en önemli göstergesi olan devasa binalar ardı ardına buralara kondurulmaktadır. Mahallenin eski meskunları için buralar artık “lüküs semt”tir. Jamel Malik’in ağabeyi Salim de bu çarkın içinde bir dişli olarak devri daim etmektedir.
Filmin bir de öteki yüzüne bakmak lazım… Yaşadığımız yüzyılda saf ve temiz aşklar kalmış mıdır acaba? “Yeryüzünün Tanrısı Para, Gökyüzün Tanrısı ise Allah” sanıldığı bu dönemde Jamel Malik’in bu kadar saf ve temiz duygular ile bir aşkın içinde olması ise düşündürücüdür.
İzlenmesi gereken bir film olan Slomdog Milioner’i, yaşadığımız coğrafyanın bir başka coğrafyada yaşanan yansıması olarak görmek de mümkün…
İyi seyirler…