28/11/2008 ·
Hayatımız hep siyah beyaz değil!
Gri alanlarımız da var; belki bu gri alanlar siyah beyazlardan daha fazla; ama biz farkında değiliz!
Karasızlıklarımız, keşkelerimiz, zamanı geriye alma arzumuz, pişmanlıklarımız, depresif takıntılarımız o kadar fazla ki!!!
Keşke, zaman duran saatler gibi sonsuza kadar dursa.
İç hesaplaşmalarımız, çatışmalarımız, onulmaz yaralarımız zamanın o umarsız merhemi ile bir bir sağalsa…
O gri alanlar ya siyaha, ya da beyaza meyl etse.
Bazen onulmaz dediğimiz yaralarımız bir bir iyileşiyor.
Bazen içten içe bir kanama nüks ediyor, kimselere haber vermeden.
Çaresi olmayan bir hastalık gibi sarıp sarmalıyor.
Her su yatağını bulur diyor atalarımız ne hikmetse; ama bizim pişmanlıklarımız, keşkelerimiz, depresif takıntılarımız bir türlü salah bulmayan bir hastalık gibi daha da artıyor…
Gün günden daha kötülüyoruz
İçimizde kocaman bir boşluk, belki de hayatın yorgunluğu…
Kara bir delik gibi kocaman bir hal alıyor.
Siyah beyaz filmlerimizde, gri alanlarımız…