28/4/2008 · Kategori: gunluk
Gazete haberlerini okumaktan ciddi anlamda bunaldım
Yüreğim sıkıştı, kanım dondu.
Belki bunlar klişe ama doğru
Bir tarafta “İman, din ve Müslümanlığı kimseye bırakmayan, tv ekranlarında ve de özellikle kadın programlarımda arzı endam eden bir ayağı çukurda bir “köşe taşı”
Diğer tarafta ekonomik sıkıntılar nedeni ile daha 14 yaşındaki kızını bu “ihtiyara” peşleş çekmekten utanmayan ve arlanmayan belki de hiç ama hiç vicdanı olmayan bir anne
Öte yanda, hiçbir suçu olmamasına rağmen tüm hayatı kararan ve “cinsel tacizi”in izlerini tüm ömrü boyunca ruhunun en derin yerinde bir kara leke olarak saklayacak masum küçük bir kız
* * *
Topkapı Sarayı’ndaki kutsal emanetlerin bekçisi olan gece gündüz elinden kutsal düşürmeyen, belki de başını hiç ama hiç seccadeden kaldırmayan ama kaldırdığında da chatten ayarttığı 14-16 yaşındaki erkek çocukları ayartan ve onlarla cinsel ilişki kuran bir imam…
* * *
Gözümün önünde iki film karesi donmuş sanki: “Osama” ve “Uçurtma Avcısı”
İsleyenler bilir, her iki filmde Taliban dönemindeki Afganistan’da geçmektedir.
İki filmin belki de ortak özelliği “cinsel taciz ve tacavüz”dür.
Biri küçüçük bir erkek çocuğuna, diğeri ise Taliban baskısından kurtulmak amacı ile erkek kılığına giren kız çocuğunun kurtuluş olarak dedesi yaşındaki molla ile evlendirilmesi.
Keşke hayat hep bir filmin karesi gibi geçici olsa desek bile, maalesef son dönemlerde izlediğimiz dramlar bir film karesi değil.
Hayatın ta kendisi
Tv tabiri ile demek gerekirse “acı gerçek”